Letter to My Wife - Nazım Hikmet
Dilciler.com Dünya'nın Bütün Dilleri ve Renkleri
Eylül 07, 2008, 05:54:50 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu : Letter to My Wife - Nazım Hikmet Cevap Sayısı : 0 cevap var
Okunma Sayısı : 67 defa

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Letter to My Wife - Nazım Hikmet  (Okunma Sayısı 67 defa)
She
Bronz Üye
***

Karma: 17
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 109


Yalnızım Ucurum Kıyısında HAYAT Ve ÖLÜM Arasında..


« : Haziran 05, 2008, 10:45:28 ÖS »

LETTER TO MY WIFE
11-11-1933
Bursa Prison

My one and only!
Your last letter says:
``My head is throbbing,
my heart is stunned!''
You say:
``If they hang you,
if I lose you,
I'll die!''

You'll live, my dear-
my memory will vanish like black smoke in the wind.
Of course you'll live, red-haired lady of my heart:
in the twentieth century
grief lasts
at most a year.

Death-
a body swinging from a rope.
My heart
can't accept such a death.
But
you can bet
if some poor gypsy's hairy black
spidery hand
slips a noose
around my neck,
they'll look in vain for fear
in Nazim's
blue eyes!

In the twilight of my last morning
I
will see my friends and you,
and I'll go
to my grave
regretting nothing but an unfinished song...
My wife!
Good-hearted,
golden,
eyes sweeter than honey-my bee!
Why did I write you
they want to hang me?
The trial has hardly begun,
and they don't just pluck a man's head
like a turnip.
Look, forget all this.
If you have any money,
buy me some flannel underwear:
my sciatica is acting up again.
And don't forget,
a prisoner's wife
must always think good thoughts.

Nazim Hikmet


KARIMA MEKTUP

11-11-1933
Bursa Hapisanesi

Bir tanem!
Son mektubunda:
"Başım sızlıyor
yüreğim sersem!"
diyorsun.

"Seni asarlarsa
seni kaybedersem;"
diyorsun;
"yaşayamam!"

Yaşarsın karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda;
yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlarda
ölüm acısı.

Ölüm
bir ipte sallanan bir ölü.
Bu ölüme bir türlü
razı olmuyor gönlüm.
Fakat
emin ol ki sevgili;
zavallı bir çingenenin
kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli
geçirecekse eğer
ipi boğazıma,
mavi gözlerimde korkuyu görmek için
boşuna bakacaklar
Nâzım'a!

Ben,
alaca karanlığında son sabahımın
dostlarımı ve seni göreceğim,
ve yalnız
yarı kalmış bir şarkının acısını
toprağa götüreceğim...

Karım benim!
İyi yürekli,
altın renkli,
gözleri baldan tatlı arım benim;
ne diye yazdım sana
istendiğini idamımın,
daha dava ilk adımında
ve bir şalgam gibi koparmıyorlar
kellesini adamın.
Haydi bunlara boş ver.
Bunlar uzak bir ihtimal.
Paran varsa eğer
bana fanila bir don al,
tuttu bacağımın siyatik ağrısı,
Ve unutma ki
daima iyi şeyler düşünmeli
bir mahpusun karısı.

Nazim Hikmet
 
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Edebiyatımız Öğretmen Forum Öğretmen Tv Edebiyat Forum Bilge Öğretmen Türk Dili ve Edebiyatı Mehmet Akif Ersoy Kitap Yurdum Dinlence Türküseveriz.biz Oyundakal Seyredal Resim Galerisi Eksiksiz

Bilge Öğretmen Eğitim Siteleri oyun komedi sohbet
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!