Gönderen Konu: Türkçe ile ilgili tartışma başlığı  (Okunma sayısı 1813 defa)

Çevrimdışı SinanD

  • Üye
  • **
  • İleti: 62
  • Karma: 4
Türkçe ile ilgili tartışma başlığı
« : Nisan 21, 2008, 06:09:51 ÖÖ »
Merhaba,

Yeni üyeyim forum kurallarına aykırı davranıyorsam özür dilerim. Fakat gördüğüm kadarıyla Türkçe başlığı altında şu ana kadar arkadaşlarımız sınav sorularını paylaşmış. Acaba diyorum Türkçenin çeşitli konuları üzerine tartışmalar da olsa nasıl olur?

Hatta bu başlıkta başlayabiliriz. Kafamıza takılan henüz Türkologların da net yanıtlayamadığı konuları paylaşsak birlikte kafa yorsak.
« Son Düzenleme: Nisan 21, 2008, 06:12:44 ÖÖ Gönderen: SinanD »

Çevrimdışı <Did€M>

  • Üye
  • **
  • İleti: 11
  • Karma: 1
Ynt: Türkçe ile ilgili tartışma başlığı
« Yanıtla #1 : Mayıs 19, 2008, 02:16:52 ÖS »
Merhaba Hocam...O zaman ilk tartışma konusu benden,inşallah amacına ulaşır  ;)

Güneş-Dil Teorisi...

Sizce  bu teoriyi basit bir milliyetçi hezeyan olarak mı görmeliyiz yoksa Hint-Avrupa,Hami-Sami vb.dil ailelerinin kaynağında Türkçe'nin bulunduğunu kanıtlama amacından yola çıkılarak ileri sürülmüş bir gerçek olarak mı?

Çevrimdışı deepbreath

  • Bronz Üye
  • ***
  • İleti: 103
  • Karma: 7
    • English Teachers in ADIYAMAN
Ynt: Türkçe ile ilgili tartışma başlığı
« Yanıtla #2 : Mayıs 19, 2008, 03:05:15 ÖS »
güneş-dil teorisiyle ilgili birkaç araştırma:

Güneş-Dil Teorisi - Amaç
Güneş-Dil Teorisi, adından da anlaşılacağı gibi bir teoridir ve hangi şartlarda ortaya atıldığına bakmak gereklidir.Bugünden Güneş-Dil Teorisi’ne bakarsak, birtakım yanlış değerlendirmelere sapılabilir. Bu tür çalışmalar aslında Osmanlı döneminde başlamıştır. Mustafa Celalettin Paşa’nın , Samih Rifat’ın, TDK’nin kurucu başkanının da, böyle çalışmaları olmuştu.

Hermann Kvergitsch’in teorisinin ana fikri Türk dilinin dünyada esas bir dil olduğu ve dünya dillerindeki birçok kelimenin de Türkçeden türediği şeklindedir.Çok iyi Fransızca bilen Atatürk Bu teoriyi okuduğu zaman tamam aradığımı buldum madem ki Türk dili dünyanın temel dillerinden birisidir, ki gerçek de budur. Dünya dilllerindeki birçok kelime bu teoriye göre Türkçeden çıkmıştır. O hâlde bizim dilimizin içerisinde kullanılan ve yabancı asıllı olduğu iddia edilen kelimeleri atmamıza gerek var mı? Yok. Onlar da dilde kullanılsın düşüncesine hasıl olmuştur.

Dil, bir halkın veya ulusun sahip olduğu yaşam tarzını ve kültürünü tanımak için önemli bir etmendir. Güneş Dil Teorisinin tarih içerisinde oynadığı rol ve anlam Atatürk Devrimleri'nin ideolojik hattını anlamak açısından çok önemlidir. Türk Tarih Tezi'ni ve Güneş Dil Teorisi'ni basit bir milliyetçi hezeyan olarak değil Atatürk Devrimleri'nin yıktığı düzenle ve Avrupa merkezci tarih teorileriyle hesaplaşma çabaları olarak değerlendirmek gerekiyor. Böylelikle hem ümmetten millete geçilmek hem de Batı karşısında kendisini ezik hisseden mazlum bir millete özgüven aşılanmak istenmiştir.


Güneş Dil Teorisi-Süreç
Türkçenin diğer dillere kaynaklık ettiği düşüncesi 1932’deki Birinci Türk Dil Kurultayı’nda adı konmadan bazı bildirilerde ortaya atılmıştı. Dil devrimi başladığında, önce dildeki bütün yabancı sözcüklerin atılması gerektiği gibi bir düşünce hâkimdi. Dilin söz varlığına girmiş, anlamını herkesin bildiği ve kullandığı, ama kökenini bilmediği, günümüzde de kullandığımız pek çok sözcüğün atılması gerektiği dile getirilmiştir.

1935 yılına gelindiğinde, yine herkesin anlayamadığı bir dil ortaya çıktı. Zaten Osmanlı Türkçesinden şikayet şuydu: Yazılıp da konuşulamayan bir edebi Türkçe, bir de konuşulup yazılmayan halk dili vardı. Bunun birleştirilmesi gerekiyordu. Dil devriminde de amaç buydu zaten. Bunda da büyük ölçüde başarı sağlandı.

III. Türk Dil Kurultayı 24-31 Ağustos 1936 tarihleri arasında yapılmıştır. Yurtdışından gelen 13 dil bilgininin de katılımıyla gerçekleşen kurultayda, cemiyetin adı Türk Dil Kurumu olarak değiştirilmiştir. Bu kurultayda, çalışma esasları, diğer iki kurultaydakinden farklı olmuştur: Artık Güneş Dil Teorisi (özleştirmeye ret, yaşayan dile dönüş) üzerinde durulmaya başlanmış, yabancı kelimelere Türkçe karşılık aranmasına son verilerek yaşayan dil kabul edilmiştir.

Çevrimdışı aphinar

  • Üye
  • **
  • İleti: 7
  • Karma: 0
Ynt: Türkçe ile ilgili tartışma başlığı
« Yanıtla #3 : Kasım 11, 2008, 12:06:36 ÖS »
Bu tür çalışmalar aslında Osmanlı döneminde başlamıştır.

Türk dili üzerine çalışmak başka şey, Türkçe'nin dünyadaki temel dil olduğu, Türklerin medeniyet kuran tek ırk olduğu iddiası başka şey.

O hâlde bizim dilimizin içerisinde kullanılan ve yabancı asıllı olduğu iddia edilen kelimeleri atmamıza gerek var mı? Yok. Onlar da dilde kullanılsın düşüncesine hasıl olmuştur.

O halde sadeleşme denen kültür katliamı niye devam etmiştir de 1920'ler Türkçesinin zenginliği -tüm eksikliklerine rağmen- korunmamış ve geliştirilmemiştir?


Türk Tarih Tezi'ni ve Güneş Dil Teorisi'ni basit bir milliyetçi hezeyan olarak değil Atatürk Devrimleri'nin yıktığı düzenle ve Avrupa merkezci tarih teorileriyle hesaplaşma çabaları olarak değerlendirmek gerekiyor.


Avrupa merkezci tarih teorileriyle hesaplaşmak, Avrupayı oluşturan halk/kültür/medeniyetlerin kökelerinin Türk olduğunu 'ispatlamak'la nasıl mümkün olabilir?

Böylelikle hem ümmetten millete geçilmek hem de Batı karşısında kendisini ezik hisseden mazlum bir millete özgüven aşılanmak istenmiştir.

Öyleyse anlıyoruz ki Güneş-Dil Teorisi bilimsel değil, siyasi bir 'teori'dir. Hatta siyasi bile demek zor; propagandif bir 'teori'dir.

 Zaten Osmanlı Türkçesinden şikayet şuydu: Yazılıp da konuşulamayan bir edebi Türkçe, bir de konuşulup yazılmayan halk dili vardı.

Meseleyi bu kadar redüksiyonist-indirgemeci bir açıdan ele almak yanlış sonuçlara ulaştırır (mesela: Divan Edebiyatı halktan kopuktur, gibi).


Çevrimdışı ajdafan

  • Üye
  • **
  • İleti: 28
  • Karma: 0
Ynt: Türkçe ile ilgili tartışma başlığı
« Yanıtla #4 : Kasım 12, 2008, 01:32:17 ÖÖ »
Güneş Dil teorisi ile o dönemde Kaddafi'nin birkaçyıl önce "Shakespare Libyalıdır."  diyerek yapmak istediği gibi Evropa ve Dünya kamoyunda dikkat çekilmek istenmiş olamaz mı?

Çevrimdışı aphinar

  • Üye
  • **
  • İleti: 7
  • Karma: 0
Ynt: Türkçe ile ilgili tartışma başlığı
« Yanıtla #5 : Kasım 12, 2008, 10:04:50 ÖÖ »
1920'ler ve 30'lar boyunca neredeyse bütün güney ve doğu Avrupa'da toplam 18 milliyetçi diktatörlüğün hüküm sürdüğü ve birçok diktatörlüğün de benzeri iddiaları olduğu düşünülürse, "dikkat çekmek" çok da makul bir argüman olmaz. Küçük bir misal: Macar diktatöryası da Hz. İsa'nın ve Attila'nın Macar olduğunu, Macarların Orta Asya'dan gelen ve medeniyetler kuran üstün bir ırk olduğunu, Macarca'dan yabancı kökenli kelimelerin atılması gerektiğini... iddia ediyordı. Tanıdık geldi mi?

Çevrimdışı ajdafan

  • Üye
  • **
  • İleti: 28
  • Karma: 0
Ynt: Türkçe ile ilgili tartışma başlığı
« Yanıtla #6 : Kasım 12, 2008, 11:01:16 ÖS »
Öztürkçecilikten/Türkçeden yabancı sözcükleri atma yani dil devriminde vazgeçişe bir kılıf olarak mı iddia edildi yani?

Çevrimdışı aphinar

  • Üye
  • **
  • İleti: 7
  • Karma: 0
Ynt: Türkçe ile ilgili tartışma başlığı
« Yanıtla #7 : Kasım 13, 2008, 12:53:02 ÖÖ »
Öztürkçecilikten/Türkçeden yabancı sözcükleri atma yani dil devriminde vazgeçişe bir kılıf olarak mı iddia edildi yani?

Bu yönde yaygın bir kanaat varsa da, -tabirim mazur görülsün ama- ben bunun biraz kıvırma olduğunu düşünüyorum. Sorunuzun cevabı, bence hayırdır. Güneş-Dil Teorisi tam anlamıyla bir "milliyetçi/ırkçı sözde-bilim"sel 'teori'dir. Vazgeçildiğine dair de resmi bir belge yoktur.